Masaj Hakkında Herşey

Masaj nedir Masaj Hakkında Bilinmesi Gerekenler Herşey Bu Yazı Dizimizde

Masaj Nedir?
Masaj:Hasta ve yorgun bir organın rehabilitasyonu; yani yeniden eski duruma dönmesi için organizmanın sathı üzerine tatbik edilen sistemli ve belirli mekanik enerji ile derinlerde anatomik, fizyolojik, fonksiyonel en yüksek tesir meydana getiren ameliyeler manzumesidir.

Masaj Nedir: Vücut yüzeyinde; el elektrik, su vb. aracılığı ile çeşitli işlemler yapma şeklinde tedavi, bakım ve rahatlama yöntemleridir.

MASAJIN KASLARA OLAN ETKİSİ
Kaslar yaklaşık olarak vücut ağırlığının yarısını teşkil ederken kan dolaşımınında büyük bir kısmını vkullanırlar.kasılma gevşeme faaliyetlerini merkezi sinir sistemi kontrolünde motor sinirler vasıtası ile yaparlar.kasılıp gevşeyerek bir pompa gibi çalışırlar. İnaktive kaslar atrofiye uğrarlar. Kaslara masaj yolu ile uygulanan ritmik faaliyet inaktive atrofisinin önlenmesine yardımcı olur.İnaktiv kaslarda dolaşım yetersiz olduğundan besin maddelerinin girişi ve atık maddelerin atılımıda azalır. Masaj yolu ile bu kaslar çalıştırıldığında dolaşım hızlanarak birikmiş atık maddeler uzaklaşırken besin maddelerinin girişi sağlanır.Masaj yapılan kaslar kendilerini çabuk toparlarlar. Kas zayıflıkları ve kas gevşekliğide önlenmiş olur.Kasın reaksiyon kabiliyeti artar ve kuvvetlenir. Bağdokusu sistemine yapılan masaj kaslar ve çevre ligamantleri için çok iyi tesirler meydana getirir. Bağdokusu iltihabı veya diğer hastalıkların tedavisinde tavsiyeye şayandır.
Eklemlere uygulanan bilinçli bir masaj,hareket kabiliyetini korur ve hareket azalmasını önler.Eklem ligamentlerinin zayıflıklarında aktif ve pasif cimnastik ve masaj ile başarılı tedavi yapılabilir.Yumuşak doku yapışıklıklarının çözülmesini,kısalmış tendonların uzamasını sağlar.

MASAJIN DOLAŞIM SİSTEMİNE ETKİSİ
Masaj yolu ile kan ve lenfa sistemlerinde ve onlar yolu ilede kalbin çalışmasının mekanik olarak ayarlanması sağlanır.kalbin tazyikini sağlayan kalp adalelerinin bütün vücuda kan pompalamasını düşünürsek,kalp hiç bir yardım görmeden temiz kanın periferde kirli kana dönüşerek,tekrar kalbe dönmesi gibi büyük dolaşım ve bu kirli kanın temizlenmesinin temini içinde küçük dolaşımın sağlandığını düşünür isek yapılan masajın kalbe ne büyük yardımı olacağını anlarız. 

Venöz kan dolaşım sistemi şöyle çalışır:

–Büyük venlerin kapakçıkları vardır.Bu kapakçıklar kirli kanın yalnız kalp istikametinde ilerlemesini sağlar.
–Kas hareketleri ve kas tonusuda kanın venler içinde temizleyici sistem istikametinde çalışmasını sağlar.
–göğüs kafesi nefes alındığı zaman bilinen fizyolojik olaylar nedeni ile venlerdeki kirli kanın emilmesini sağlar. 
Bu nedenle masaj hareketleri venöz kan ile lenfler muhtevasının kalbe ulaştırılmasını sağlamak için kalp istikametinde yapılmalıdır.

MASAJIN DERİ ÜZERİNE OLAN ETKİSİ
İnsan derisi yapısı itibarı ile masajın etkilerini alma ve vücudun içkısımlarına yaymada son derece gelişmiş durumdadır.Derin tabakalar içinde bulunan vasküler sinirsel yapılar vasıtasıyla masaj etkisinin
yayılmasına imkan verir. 
Masaj yolu ile ekzokrin bezlerden salgılanan yağ sekresyonu ve terleme
artar.Sebase bezlerinin daha fazla sebum salgılaması sonucu deri yumuşar.Esnekliği ve sağlıklı görünümü artar.
Küçük atardamarlar ve kılcal damarlar genişleyerek kan miktarını artırarak deriye daha fazla
kan gelmesini sağlarlar.bu fazla kan hücumu ile derinin fonksiyonları artar. Masajın kaslara ,eklemlere, çevre ligamentlere, kemiklere sindirime ve deriye olan etkileri barizdir.
Ancak masajın etkili,faydalı ve bilimsel olabilmsel olabilmesi için insan vücudunun yapısı ve parçalarını,hareketlerini iyi bilen eğitimli kişiler tarafından yapılması gerekir.Bu bilgiler kas ve kas doğrultusunu,tendonları ve yapıştıkları yerleri,kan ve lenf damarları yapısı ve akış yönlerini kapsamalıdır.İltihap,ödem ve konjesyonun çeşitli safhaları ve bunları artıran ve azaltan faktörlerin bilinmesi
gerekmektedir.
Masaj uygulanmasının sakıncalı olduğu durumlarda vardır.Masajın kontraendike olduğu durumlar uygulayan kişi tarafından bilinmez yada gözardı edilir ise faydalı etkileri yerine tehlikeli durumlarla
karşılaşılır.

Masajın Tarihçesi
İnsanoğlu binlerce yıldır hastalıkları tedavi ve iyileştirmek için masaj ve dokunma yöntemlerini kullandı ve geliştirmeye çalıştı. Eski Çin ,Hint ve Mısır kaynakları masajın hastalıkları önlemede, tedavi ve yaralıları iyileştirmede kullanıldığını belirtmektedir. Masaj ilk olarak M.Ö. 2700 tarihli bir Çin kitabında geçmektedir. Bu kitapta “Sabahın ilk saatlerinde, uykudan sonra kan dinlenmiş ve sinirler gevşemiş, elin ayasıyla yapılacak darbeler soğuk algınlığını önler” denmektedir. M.Ö. 2000 yılında İmparator Neiching (Sarı İmparator) dahiliye tıp konuları isimli kitabında masajı tasnif etmiştir. Yunanlı ve Romalı doktorlar için masaj çok önemliydi. Tıbbın babası olarak bilinen Hipokrat “ Doktur birçok yönden deneyimli olmalı özellikle ovuşturmayı…… Ovuşturmak gevşek eklemi güçlendirir, kasılmış eklemi gevşetir.” M.Ö. 460-377 yıllarında yaşayan Hipokrat omuz çıkıkları ve kas yırtılmalarından sonra kararında ovmanın yararlı olacağını öne sürmüştür. Günümüzde Hekim yeminine ismini veren Hipokrat’a göre masajda sert ovma, uyarıcı; aşırı ovma zararlı; kararında ovma ise yararlı ve sağlık geliştiricidir. Galenos M.S.129-199 Bergama da doğdu deneysel fizyolojinin kurucusu sayılır 157 yılında gladyatörlerin başhekimi olarak yaraların tedavisi için en etkili yöntemleri araştırdı. Egzersizin yanında masajında önemine dikkat çekti sağlıklı yaşamak için her ikisininde uygulanmasını tavsiye etti. 161 yılında bütün Anadolu bilginleri gibi Roma’ya gitti. Galen’e göre “masaj yapılan kısımlar yumuşar; bunun göstergesi o bölge üzerindeki canlı renktir. Aynı olumlu etki eklemlerin masaj sonrasında daha rahat ve kaygan hareketlerinde de gözlenir” 
Türk düşünürü tıp adamı İbni Sina’da ( M.S.980-1037) masajın yararlarından sözetmiştir. “Hekimler yalnız hastalıkların değil aynı zamanda sağlığı sürdürmenin nedenlerini de göz önüne almalıdır” diyen İbni Sina yüzyıllar öncesinden koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekmiştir. Sağlığın korunması için egzersiz yapmanın ve beraberinde vücudu ovmanın(masajın) yararlarına değinmiştir. 
Masaj; sağlığa ulaşmanın ve sağlıklı kalmanın en kolay yollarından biridir ve hepimiz bunu doğallıkla yaparız. Ağrıyan bir omzu ovmak, endişeden kırışmış bir alın üzerinde elimizi gezdirmek hepimizde doğuştan var olan iyileştirici bir güçtür. Baş ağrısı, ağrı-sızı, uykusuzluk ve stres tek bir basit araçla dindirilebilir : Ellerimiz. 

Masajın temeli dokunuştur ve bunun değerini gösteren tıbbi kanıtlar da giderek artmaktadır. Harvard Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmada, benzeri ameliyatlara girmeye hazırlanan hastalar iki gruba ayrıldı. Anesaaai uzmanı, tüm hastaları ameliyattan önceki gece ziyaret ederek gruplardan birine ertesi gün yapılacaklar hakkında her zamanki bilgileri verdi, ama her hastayla beş dakika daha fazla ilgilendi, yanlarına oturup ellerini tutarak sıcak ve cana yakın davrandı. Ameliyat sonrasında kendilerine dostça yaklaşılmış olan hastalar, diğer grubun aldığı ilaç miktarının yalnızca yarısını aldılar ve hastaneden yaklaşık üç gün daha önce taburcu edildiler. Bu olay sıcaklık, cana yakınlık ve dokunuşla birleşen dostça davranışın genel sağlık üzerinde sahip olabileceği güçlü etkiyi göstermektir. 

Dokunuş bizim için öyle doğaldır ki, o olmadığında insanlar canları sıkkın çabuk kızar hale gelebilirler. Gözlemlerin de ortaya koyduğu gibi, ana-baba ve çocukların birbirlerine rahatça dokunabildikleri ailede büyüyen çocuklar, dokunuştan yoksun bırakılanlara oranla daha sağlıklı, ağrı ve enfeksiyona karşı daha dayanıklıdırlar. Daha rahat uyurlar, daha çok arkadaş canlısıdırlar ve genellikle daha mutludurlar. 

Ancak, dokunuş ihtiyacımız çocukluğumuzda son bulmaz; hepimiz sevgi, sıcaklık ve güven duygusu verdiği için ona ihtiyaç duyarız. Gerçekten de Evlilik Rehberliği Kurulu evli çiftlere birbirlerine daha fazla dokunmalarını salık vermektedir. Hatta Kurul, boşanma oranlarının giderek artmasında ailedeki fiziksel temas yoksunluğunun rol oynadığını ileri sürmektedir. Birbirine masaj yaparak geçirilen birkaç dakika, belki de, fiziksel ve ruhsal bir çok hastalığı önleyebilmektedir. 
Masaj, öncelikle insanın dokunulma ihtiyacını karşılamada etkin bir uygulama olarak binlerce yıldır süregelen bir etkinlik olarak varlığını sürdürmektedir. Çünkü insan teması hem kişiye güven duygusu aşılamada hem de pozitif elektrik aktarımı yoluyla kendini çok daha iyi hissetmesini sağlamada önemli bir unsurdur. 

Masajın bilinen ilk uygulamalarının İ.Ö. 3000’li yıllarda Çin ve Hindistan’da yapıldığı bilinmektedir. Bu konuda bilinen ilk yazılı kaynaklar ise eski Yunan hekimleri tarafından ele alınmıştır. 

Eski Yunan’da “massein” sözcüğü yoğurma anlamına gelmekteydi. Bilindiği gibi masajın en belirgin manuplasyonu yoğurmadır. O dönemden günümüze masaj, günlük yaşamda rahatlama ve gevşeme amacı ile uygulanmış bir etkinliktir. 
Bununla birlikte masajın tedavi edici özelliğinden de yüzyıllardır faydalanılmaktadır. Eski Yunan’dan başlayarak, Roma İmparatorluğu döneminde de özellikle olimpiyat oyunları ve her türlü spor karşılaşmaları sırasında da masajdan yararlanılmıştır. O dönemde sporcular karşılaşmadan önce hazırlayıcı yağ ile ovurlurdu. 

Günümüzde uygulanan klasik masaj (Rus-İsveç masajı) özellikle 19. yüzyıl başlarında şekillenmeye başlamıştır ve yüzyılın son döneminde özellikle Hoffa tarafından karakteristik masaj manuplasyonlarının tanımlamaları yapılmıştır. Öfleraj, Petrisaj, Friksiyon, Perküsyon ve Vibrasyon olarak sınıflandırılan temel masaj hareketleri günümüze dek geliştirilerek çeşitli yöntemler uygulanmıştır. Günümüzde uygulanan masaj tekniklerinin temelleri bu beş manuplasyon tekniğine dayandığından klasik masaj, diğer tüm masaj tekniklerinin temelini oluşturmaktadır. 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

güvenlik kamerası